Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Posacı; Aydın Büyükşehir Havagazı İşlerle Uğraşacağına Ciddi Problemler İle Uğraşsın

Ak Parti Aydın Milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi, kendisi de çiftçi olan Rıza Posacı ile Aydın ve Türkiye Tarımını sorunları, çözümleri ve beklentileri üzerine konuştuk.

Rıza Posacı; Buğday konusuna girmeden bir konuyu açıklığa kavuşturmak isterim. Nazilli’de düzenlenen ilçe danışma toplantımızda yaptığım konuşmada “Çiftçimiz üretmeye devam etsin, ürününü  iyi paraya satacağını” ifade ettim. Orada bir gazeteci arkadaşımız konuyu çarpıttı Ak Partili Rıza Posacı “Çiftçi ürünü pahalıya satsın dedi” haberini yaptı. Halbuki öyle bir şey demedim. Çiftçi gübre vs maliyete takılmadan üretmeye devam etsin üretmeye devam etsin ürününü değer fiyattan satacak dedim ve dediğim gibi de oldu. Geldiğimiz noktada çiftçimiz hemen hemen bütün ürünlerde iyi paradan ürününü satıyor.

Buğday üretimi ve fiyatı konusuna gelirsek; Kuyucak’tan bir çiftçi arkadaşımız aradı. Buğdaya gübre atmayacağım dedi. Neden atmıyorsun dediğim de gübre yok dedi. Tarım Krediden al dedim. Ben de oradan almıştım. Fiyatını da söyledim. Şimdi bu fiyattan gübre alıp atarsam kaça satarım bunu dedi. Ne kadara satmayı düşünüyorsun dedim. Geçen sene kilosunu 2 lira 20 kuruştan bu sene olsa 2 lira 80 kuruştan satarız dedi. Ben de senin buğdayına 3 liradan talibim. Şimdiden göndereyim dedim. Kaç para olacak bu diye sordu. Ben sana 5 lira gibi bir öngörüde bulunayım dedim. Yok olmaz dedi. Bende sen buğdayına gübreni at. Gübre atmazsan verim alamazsın. Verim alamayınca para kazanamazsın demiştim.

rp5

TMO BUĞDAYDA GÜZEL FİYAT AÇIKLADI

Bugün geldiğimiz noktada çiftçi Toprak Mahsulleri Ofisine (TMO) buğdayını güzel fiyattan sattı. Tabi TMO açıklaması bu yıl biraz geç kaldı. Söke bölgemizde hasat erken geliyor. Germencik’te lisanslı depomuz var. Ben oraya verdim kendi ürünümü. Oraya verebilirlerdi. Söke’de sanayici ve tüccar mal aldı. TMO rakamı yüksek açıklayıp, uncular mal çekmeyince tabi sıkışıklık oldu. 8 Haziran’da TMO Söke’de açıldı. Buraya verebilirlerdi. Bugün CHP’li vekil arkadaşım Ziraat Odasında TMO’ya veryansın ediyor. Neden TMO harici verilen buğdaya ton başı bin TL destek ödenmiyor diye. TMO yurtiçinde üretilen ürünü kendisi almak istiyor. Spekülasyonları önlemek için piyasanın regüle edilmesi elinde mal olursa olur. Bunu sağlamaya çalışıyor. Bundan daha açık bir şey yok. Şimdi sen stokçuyu mu destekliyorsun, çiftçiyi mi destekliyorsun?

ŞU ANDA FEVARAN EDENLER BUĞDAY STOKÇULARI!

Gerçek çiftçi malını TMO veya lisanslı depoya verdi. Şimdi kalan çoğu kalan depolayanlar stokçular diyelim hadi, bunlar fazla feveran yaparak neden ton başı bin Tl destek verilmiyor diyor. Tarım Bakanlığının kiloda 10 kuruş desteği devam ediyor. Onu alıyorsun. Buğday 10 TL olacak diyen bir ekip var. Bunlar stokçu ekip. Cumhurbaşkanımızda bunu ifade etti. TMO bende varım deyince. Söke TMO doldu. Çoğu TMO doldu veya dolma üzere. Germencik lisanslı depoda doldu. Kİ yıllardır deposunu dolduramamaktan şikayet ederdi. Sökeli üreticilerin iddiası lisanslı depoyu bilmiyoruz. Odaya sorun, bilen bir çok insan var onlara sor.Biz bu konuda Tarım Bakanının başına çardak kurduk tabiri caizse. Bir yemekte lisanslı depo sahibi ile rast geldik. Hesapta lisanslı depo dolmadan TMO devreye girmeyecek deniliyor, vekilin biri çok bağırıyormuş deyince o vekil benim merak etme senin depo bu sene dolacak dedim. Değim gibi depo da doldu, TMO’da devreye girdi.

rp

Bu yıl buğday eken para kazandı. Ekim ile hasat arsında geçen zamandaki reel maliyet 4 liranın az üstünde. Şimdi 6 lira 40 kuruştan sattım TMO’ya. Bir lirada desteği var kiloda. 10 kuruş desteklemesi ve samanını hesap ederseniz bu yıl buğday üreticisi para kazandı.  Önümüzdeki sezon için derseniz onun ayrı bir maliyet hesabı yapılacak.

DÜNYADA TEDARİK KANALLARINDA SIKINTI VAR!

Almancı bir aile ile yemek yedik. Dünya tedarik zincirlerin bir sıkıntı var. Almanya’da Ayçiçek yağı sıkıntısı var. Adamlar duş almayın doğalgazdan tasarruf edelim diyorlar. Bizde ücretler güncellendi. Avrupa’da ücretler aynı ve zam geliyor ürünlere. Son rakamları almadım. Ancak TMO buğday konusunda bütün depoları doldurdu. Biraz daha erken girebilir miydi? Evet. Bu olabilirdi. Ancak geçen bir aylık sürede piyasayı kesinlikle topladı.

GELECEK YIL BUĞDAYDA HEM EKİM ALANI ARTAR HEM DE REKOLTE

Yeni arazileri üretime açmamız lazım. Tarım dışına çıkan araziler var. Şu anda salınsa Aydın Çine’ye bağlanacak. Büyük ova projesi ile bu yapılaşmasının önüne geçende Binali Bey zamanında biziz. Bunu yapan da biziz. Çiftçi para kazandığı müddetçe üretime devam edecektir. Bu yıl buğday da para kazandı. Gelecek yıl buğday da daha fazla ekim ve rekolte bekliyorum. Para kazanmazsa sektörden çıkar. Az önce traktör bayisi ile konuştum. Sıra yazıyoruz traktör de dedi. Para olmasa kimse sıraya girmez herhalde. Dahilde işlem rejimi nedeniyle ithal buğday geliyor. Un ve makarna ihracatımız da önemli yer tutuyor.

IMG 1624 scaled

HİÇ KİMSE BİZİM KADAR ÇEVRECİ DEĞİL!

İncir konusunda da geçmiş yıllarda hiç olmayan bir şeye yapıldı ve TMO’ya alım yaptırdık. 2019 yılında incirde hatırlarsınız bir sıkıntı meydan gelmişti. Bunun için sayın Cumhurbaşkanına çıktık. Cumhurbaşkanımıza TMO piyasaya girip alım yapacağını açıklasa fiyatların yerine geleceğini ifade ettim. TMO devreye girdi ve çok da alım yapmadığı halde fiyatlar bir dengeye geldi. Bu yıl hem rekolte hem de kalitenin güzel olacağı söyleniyor.

Bu arada jeotermalden dolayı şu oldu bu oldu davulu çalınıyor. Hamaset yapılıyor. Jeotermal altın bir kolye. Hiç kimse bizim kadar çevreci değil. Her konuşmama da söylemişimdir. Çevre bizim çocuklarımıza bırakacağımız en iyi gelecektir. Kendine çevreciyim diyorsun senin tesislerinin arıtma tesisleri yok. Aydın’da kaç yıldır iktidardasın (yerelde) arıtmaları doğru dürüst yapıp çalıştıramamışsın şimdi Devlet Su İşleri (DSİ) ile protokol yapıp projeyi yapıp Aydın Büyükşehire devredecek. İkizdere barajı gibi, Sarıçay Barajı gibi bitirilip belediyeye devredilecek ve 30 yılda ödenecek. Sarıçay Barajı ile o bölgelerde içme suyu sorunu da ortadan kalkacak. Aydın’da olduğu gibi. Aydın’da çeşmeden su içilebilir hale geldi. Bu bizim hizmetle alakalı.

Jeotermal önemli bir zenginliğimiz Aydın’da. Katma değerini artırmaya çalışalım. Turizmde kullanalım. İşte Almaya ısınamayacak belki de. Biz yerin altındaki zenginliğimiz ile ısıtalım. Bunu yapalım diyen bir başkan vardı ama bu konuya girmedi sonra. Bir üreticimiz Jeotermal ile ısıtılan serada üretilen ürünlerden dolayı İngiltere’den teşekkür almış karbon salınımsız domates ürettiğiniz için diye. Bu alan çalılık makilik bir araziydi. Meralar korunmalı o ayrı bir kon da daha katma değerli bir ürün olacaksa bu araziler değerlendirilmeli.

AYDIN TDİOSB’DE SORUNLAR AŞILACAKTIR!

Aydın Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için Valilik ve Yikob çalışıyor. Sera bölgesinin jeotermal kaynaklarla ısıtılması ile ilgili sorun mutlaka aşılacaktır. Bakanımız buraya geldiğinde bu jeotermallerin avukatı durumuna düşüyoruz. Jeotermal şirketlerin avukatı değiliz. Bu jeotermal firmaları ile bir çay bile içmedim. İş yapanın yanında olalım diye toprak kurulunda olumlu oy kullandığım olmuştur. Ancak kim kuralına uygun çalışmıyorsa kaptın cezalar ile olmuyor bu iş. Hatta seyyar ölçüm araçları gönderildi ve gerekirse kapatın. Kuralsız çalışanı kapatalım. Kim kuralına uygun çalışıyorsa devam etsin. Şu anda bin MGW civarı kapasite var. Bütün Aydın’ın elektriğini karşılayacak enerjimiz var. Jeotermale karşıyız da muhalefet anlayışı olmaz. Jeotermalde kim kuralsız çalışıyorsa kapatalım. Kendi zenginliğimizi kullanalım.

IMG 1219 scaled

Son dönemde pamukçular fiyatlardan dolayı prime bile bakmadılar. Şu dönemde maliyetlere rağmen para kazanılacağını düşünüyorum. Tarım bütçesi sonsuz değil. Tarım Bakanlığına 15 milyar ek yapıldı. Benim gördüğüm şu anda süt üreticisi yem- süt paritesinden sıkıntılı. Süte zam yapıldıkça süt ürünleri artıyor. Orası arttıkça tüketici peynir alamıyor, süt fiyatı düşük kaldı diye üreticiyle haberler yapılıyor. Bu haber kanalına sor ülke yangın yeri. Traktör bayisine sor. Traktör için sıra var.

DESTEKLEME MODELİ SADEŞLETİRMELİ

Yeni tarım bakanımız göreve gelir gelmez bu destekleme modelinin sadeleştirileceğini açıkladı. Zaman zaman alamadığımız destekler oluyor. Süt priminde oluyor bazen. Mevzuata ile uğraşmaktan çiftçi bıkıyor. Bunu bakanımıza söyledik. Onunla ilgili çalışma yapılacağını söyledi. GSMH yüzde1’i kadar destekleme yapılmamasını da konuştuk. Onu da şöyle açıkladı bakanımız. Biz tarım bağ-kurunu düşük alıyoruz. Zirai kredileri ve finansman kolaylıkları sağlandığını söyledi. Eskisi gibi yılbaşında kapatılıp Mayıs ayına kadar beklemek yok artık. Çok hibe desteklemesi var. Finansman problemi Ziraat Bankası marifetiyle çözüldü. Şu anda Türkiye’nin önü açık. Bu anlamda bir sıkıntı görmüyorum. İhracata çok çalışılıyor. Zeytin dane de 15 kuruşluk prim var. Zeytinyağındaki 80 kuruşluk prim bana göre yenilenmeli. Çok geride kaldı. Önemli bir hamle olarak da inciri orman emvali olarak kabul edilmesi oldu. Dağ köyleri incirden iyi gelir elde ediyor.

TARIM KORİDORU ANLAŞMASINDA TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ROL OYNADI

Gıdada tedarik zincirinde sorun yaşanınca Türküye yağsız kalmasın diye zeytinyağına ihracat yasağı geldi. Bunu soğanda da yapıldı. Tarım Bakanlığı arz ve talep dengesine göre ürünlerde ihracat yasağını açıp kapatıyor. Öncelik kendi ülkemizdeki insanı gıdasız bırakmamak. İşte Almanya’daki adam zeytinyağı bulamıyoruz diyor. Siz de pahalı olsa da tedarikte sıkıntınız yok biz ayçiçeği için sıraya girdik dedi. Biz de çok şaşırdık. Dünyadaki çalkantının boyutunu öğrenince acaba ne olacak derken Türkiye gemiyi yüzdürmeyi başardı. Tarım koridoru anlaşması ile Türkiye orada önemli bir rol oynadı ve belki de dünyayı aç kalmaktan kurtardı. Gıdanın önemi arttı. Türkiye’de bir lobi vardı. Bırakın ne üretiyorsak dışarıdan alalım diyen o lobinin etkisi son olaylar ile azaldı. Kolay para kazanıyorlardı.  Biz tarım komisyonunda çiftçinin hak ve menfaatlerinin savunulmasında çok uğraş veriyorum.

Alım dönemi sona erdikten sonra besiye hayvancıya ucuz hammadde verme yönünde bir çalışma yapılacağını düşünüyorum.

Dünya bir birine bağlı. Bizim bir an önce enerji konusunda bağımlılığı sona erdirecek çalışmaları yapmamız lazım ve yapılıyor. Libya ile yapılan anlaşmalara karşı çıkanlar, verdiğimiz şehitler ne için diyenler bugün o anlaşmanın önemini kavramışlardır. Bunu Cumhurbaşkanımız ve ekibi yürütüyor. Karadeniz gazı devreye girdiğinde Türkiye’nin bütün evsel doğalgaz ihtiyacı karşılanmış olacak. Kendi savunma sanayisi ile ilgili çalışmalar ile üretim yapan, ihracat yapan bir Türkiye var.

Büyükşehir kanunu çıktığında Umurlu Belediye başkanıydım. Orada yaptığımız bir toplantıda. Büyük güç veriyorsunuz, maddi imkanlar veriyorsunuz, adeta kral yaratıyorsunuz o günün milletvekilleri ve parti yetkileri ile. Beldeyi neden kapatıyorsunuz. Umurlu 1912’de kurulan bir belediye. Belediyeyi kapatıyorsunuz. Nüfus düşük, veya kendini çeviremiyor belde belediyesi kapatın. Şimdi niye kapatıyorsunuz diye sordum dönemin milletvekilleri nasıl eleştiriyorsun dediler. Siyasette doğru bildiğimi söyledim. Dün de bugün de. Geldiğimiz noktada büyükşehir kanununa büyük tepki var. İlçe belediye başkanlarında güç yok. Bunlar iki şey yapacak. Bir çöp toplayacak. İkincisi bahar festivalleri yapsın. Başka yetkileri yok dedim. Epey tepki almıştım. Ve dediğim noktaya geldik. İlçe belediye başkanları iş yapamaz noktada. İlçeler kendi mahallerinde iş çevirir gibi yapıyor esas sorumluluk büyükşehirde. 2014’te ilk toplantıda bizim belediye başkanlarına da söyledim bu konuyu. Fakat mezarlıklar ile ilaçlama ilçelere yük getiren iki konuyu ilçeler halka dokunuruz diye kabul ettiler. Şimdi patinaj hepsi çekiyorlar. Büyükşehir burada yetki devri yaptı ama masrafları devretti.

AYDIN BÜYÜKŞEHİR KAYNAKLARI DOĞRU KULLANMIYOR

Tarım alanında çok geniş yetkiler var büyükşehirde. Ata tohumu örneği vereyim. Ata tohumu dediğin şey ninemin domatesi, babamın patlıcanı. Bunlar ekonomik değil. Devlet zaten yapıyor bunu. Gen bankası var tohumda. Ankara’da var, Menemende var. Bunlar yenileniyor. Bu gen kaynakları kaybolmasın diye. Ben aldım domates olmadı. Mısır tohumu. Hibrit tohumlar ile baş etmeniz mümkün değil. Bizim tohumla dekarda alırsın 300 kilo. Eğer dekarda bin kilo altı alırsan zara yazarsın. Burada hibrit ile GDO’yu ayırmak lazım. Bir bilgi kirliliği var. Hibrit melezleme ile yapılan işler. Ata tohumu ile yapılan domates olursa şöyle olur.

abb 6

Hiçbir şey olmuyor. Tamamen yalan dolan yani.  Tarıma destek Aziz Kocaoğlu zamanında İzmir’de verildi. İşte Tire Süt. Bütün arazi yollar sathi kaplama, asfalt. Aydın Büyükşehir Kaynakları doğru kullanmıyor. Umurlu’da benim yaptığım kaplamaları söktüler. Ovada ciddi bir yerleşim var, tarım var hayvancılık var. Bunlara yol yap. Oradaki aileler, çocuklar şebekeden su alsın. Düzgün yollardan gidip gelsin. Yani bana göre Aydın Büyükşehir havagazı işlerle uğraşacağına ciddi problemler ile uğraşsın. Büyükşehir belediyesi tarım komisyonundaydım. 8 milyon bütçe vardı. Maaş giderleri le bunun yüzde 44’ü gerçekleşiyordu. Bu çok büyük ayıptır.

Tarım memleketindesin, paran var, güç var… Büyükşehir belediyesi kanunun da harcamalar konusunda eli çok rahat. Şimdi bu çiçek böcekle olacak işler değil. Ata tohumu dağıtım. Bunlar faso fiso işler. Yapacaksan adam gibi altyapı hizmetlerini yap. Çiftçinin yolunu yap, şebeke suyunu döşe. Sahaya baktığımızda kaynakların kullanımı çok kötü.

BELEDİYECİLİKTE BANA NE DİYE BİR KELİME YOKTUR!

Biz seçildiğimizde verdiğimiz sözleri yaparak geldik. Otoyol yapılmaz deniliyordu başladı ve devam ediyor. Bu defa otoyol yok dağdan geçti, zeytinlikler kesildi, ovadan geçti o oldu bu oldu. Helikopter yolu değil ki bir yerden geçecek. Otoyol tarım alanlarına en az dokunacak şekilde planlandı. Şehir hastanesi dedik. O devam ediyor. ADÜ’de hiç göze görünmeyen 400 yataklı bir hastane inşaatı yapıldı. Eleman yetersizliğinde açılmadı. Eleman alımına çıkılıyor. Orası hizmete girecek. Bunların reklamını yapmadık. Bunları belediye yapsa yer yerinden oynardı. Belediyecilikte bana ne diye bir kelime yoktur. Bu benim işim mi gibi bir kelime yoktur. Bizim belediye başkanı bana ne diyor! Umurlu belediye başkanıyken okulların boyası, badanası, bahçe temizliği yaptırırdık. Aydın Büyükşehir belediyesi hangi okulun bahçesine ne yapmış. Bana ne devlet yapsın diyor. Devlet bu yetkiyi sana ne diye veriyor? Hızlı hareket et diye. Toplarsın meclisi alırsın kararı yapar geçersin. Maalesef bana ne işte denilmez şehir hastanesinin alt yapısını da yaparlar tahmin ediyorum. Işıklıdaki yurdun alt yapısı yok arıtma ile çalışıyor.  Güç var ama güç yanlış yerlerde kullanılıyor. Reklamda , bilbordlarda temsil ve ağırlamada.  Kaynaklar doğru kullanılsa Aydın’da çok güzel işler yapılır.

Gençleri tarıma yönlendirmek gerekiyor. Köyde kalmayı özendirmemiz lazım. Bana gelen bazı taleplerden biliyorum. Bu önemli. Kestanede dal kanseri ile mücadele devam ediyor. Ona dikkat etmek durumundayız.

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın