Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Orta Vadeli Program (2023-2025) Öngörüleri

On Birinci Kalkınma Planı Esaslarını dikkate alan OVP makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmeyi, yüksek katma değerli üretimi teşvik etmeyi, cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşmeyi sağlamayı, verimlilik artışları ve ihracat artışı ile birlikte enflasyonu düşürmeyi amaçlayan Türkiye Ekonomi Modeli ile uyumlu hazırlanmıştır.

OVP’de büyüme ve istihdam odaklı alanlarda izlenecek politikalar ve tedbirler yer almaktadır.

OVP’de dünya ekonomisi ile ilgili olarak; ABD, Avro Bölgesi, Çin, Hindistan ve Rusya ekonomisinin öngörülenden zayıf bir ekonomik performans sergilemesi, salgın, savaş ve finansal koşullar kaynaklı olumsuz etkilerin sürmesi, dünya hasılasındaki artış hızının belirgin ölçüde ivme kaybedeceğine işaret etmektedir. IMF tahminlerine göre 2022 yılında gelişmiş ekonomilerin yüzde 2,5 oranında büyümeleri beklenmektedir. Yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerin ise başta Çin ve Hindistan’ın ılımlı büyüme performansları neticesinde 2022 yılında yüzde 3,6 oranında büyüme kaydetmeleri öngörülmektedir. Savaşın yaşandığı bölgeyi kapsayan yükselen ve gelişmekte olan Avrupa ekonomilerinin ise büyük ölçüde Rusya ekonomisindeki daralmanın etkisiyle yüzde 1,4 oranında küçülmesi beklenmektedir. Kısa dönemli ekonomik göstergelere bakıldığında küresel düzeyde imalat sanayiinde yaygın bir yavaşlama eğilimi gözlenmekte, PMI göstergelerinde düşüş eğilimi, güven endekslerinde ise zayıf görünüm devam etmekte, dünya ticaret hacminde ivme kaybı öngörülmektedir. Bu dönemde sıkışan finansal koşulların dünya ticaretini yavaşlatması beklenmektedir.

Yavaşlayan ekonomik aktiviteye rağmen artan gıda ve enerji fiyatları nedeniyle uluslararası kuruluşlar küresel enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmişlerdir. IMF 2022 yılında enflasyonun, gelişmiş ekonomilerde yüzde 6,6, yükselen piyasalarda ve gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 9,5, küresel enflasyonun ise yüzde 8,3 oranında gerçekleşeceğini tahmin etmektedir.

Küresel düzeyde gözlenen enflasyon artışı, alım gücünün düşmesine ve hane halklarının yaşam standartlarının gerilemesine yol açmaktadır. Yükselen enflasyon dolayısıyla yaygınlaşan küresel eğilimin parasal sıkılaşma yönünde olması, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde ve küresel ekonomik aktivitede istenmeyen dalgalara neden olabileceği tahmin edilmektedir. ABD başta olmak üzere gelişmiş ekonomilerde sıkılaşmaya başlayan finansal koşullar, küresel piyasalarda durgunluk beklentilerini, finansal yüklerin ağırlaşmasını ve risk algısını arttırmaktadır. Önümüzdeki dönemde Rusya’dan gaz akışının kesilmesi, Avrupadaki büyük ekonomiler başta olmak üzere küresel ekonomik aktiviteyi sekteye uğratabilecek önemli bir risk unsuru olarak görülmektedir.

Kuraklık beklentileri de sürdürülebilir gıda arz güvenliğini tehdit eden bir unsur olarak görülmektedir.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

Öncü göstergeler dikkate alındığında, 2022 yılının ikinci yarısında yurtiçi talepte ve ihracatta bir miktar ivme kaybı beklenmesine rağmen turizmdeki canlı görünümün de etkisiyle yılın tamamında ekonominin yüzde 5,0 oranında büyümesi, işsizlik oranının da yüzde 10,8 düzeyine gerilemesi beklenmektedir.

2021 yılsonu itibariyle %36,1 oranında artış gösteren TÜFE’de 2022 yılı Eylül itibariyle aratış oranı %83,6 olarak gerçekleşmiş olup, yıl sonu itibariyle artış oranının yüzde 65,0, 2023 yılında yüzde 24,9, 2025 yılında yüzde9,9 seviyesine gerilemesi öngörülmektedir. Bu düşüşün üretim ve verimlilik artışları sağlanarak gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. 2021 yılsonu itibariyle;

225,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ihracatın 2022 yılında %13,2 oranında artarak 255 milyar dolar, 2023 yılında 265 milyar dolar, 2025 yılında 305 milyar dolar olacağı,

271,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ithalatın 2022 yılında %32,6 oranında artarak 360 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği, 2023 yılında 345 milyar dolar, 2025 yılında 384 milyar dolar düzeyinde olacağı,

20,8 milyar dolar seviyesinde olan turizm gelirlerinin 2022 yılında 34 milyar dolar, 2023 yılında 45 milyar dolar, 2025 yılında 62 milyar dolar seviyesine yükseleceği,

Öngörülmektedir.

2021 yılında 13,6 milyar dolar seviyesinde kaydedilen cari işlemler açığının GSYİH’ya oranı %1,7 iken, 2022 yılında 47,3 milyar dolar seviyesine yükseleceği ve GSYİH’ya oranının yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleşeceği, 2023 yılında 22 milyar dolar, 2025 yılında 10 milyar dolar olması tahmin edilmektedir.

2021 yılsonu bütçe açığının GSYİH’ya oranı %2,8 seviyesinde gerçekleşmiş iken, 2022 yılsonunda %3,4, 2023 yılında %3,5, program dönemi sonunda %1,5 oranında gerçekleşmesi öngörülmektedir.

2021 yılında 807 milyar dolar olan GSYİH’nın 2022 yılında 808 milyar dolar, 2023’te 867 milyar dolar, program sonu olan 2025 yılında 1.065 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi tahmin edilmektedir.

2021 yılında 9.592 dolar olan kişi başına gelirin 2022 yılında 9.485 dolar, 2023 yılında 10.071 dolar, 2025 yılında 12.091 dolar olması öngörülmektedir.

Söz konusu öngörülerin gerçekleşmesi olasılığının, dünyanın bugün içinde bulunduğu çalkantılı bir dönemde büyük bir titizlik gerektiren disiplin içerisinde çalışmayı gerektireceği aşikardır.

Kaynak: 04.09.2022 Tarihli 31943 sayılı Resmi Gazete Mükerrer

 

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın