Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Deveciliğe Adanmış Bir Ömür; Süleyman Kurnazlar

Devecilik kültürüne büyük emeği geçen ve yetiştirdiği güreş develeri ile deve yetiştiricilerin haklı takdirini kazanan deveciliğin efsane ismi Süleyman Kurnazlar ile mütevazi bir hayat sürdüğü İncirliova’da geçmişten bugüne gelen bir sohbet gerçekleştirdik.

Süleyman amca; Eskiden yük develeri çok fazlaydı. İncir, zeytin develerle taşınırdı. Dağlardan İncirliova’ya getirirdik. Buradan da nereye denirse oraya. Durmak yok! Şurada (konuştuğumuz yere yakın bir yer) kavak ağacı vardı. Dört beş katar deve olurdu. O zamanlar da deve güreşi olurdu. Güreş develeri yük katarlarının içinde olurdu. Bir tane. Onu çıkarır güreş tutulurdu. İncirliova’da ılgınlıkta güreş oldu deseler kimse inanmaz. Geliyordu herkes. Yeni güreş alanının olduğu yer şu anda.

DEVEYİ ÇOCUK GİBİ YETİŞTİRMELİ

Çok deve yetiştirdim. Bir tanesi doğum yapmıştı. Kundaklarsın çocuk gibi. Deveyi de çocuk gibi yetiştirişin. Anasına göstermek lazım. Anası görmezse kabul etmez. Söyledim nasıl yapacaklarını ne yaptılar bilmiyorum. Bir gün …. Bu deve seni ısıracak dedim. Neden dedim bilmiyorum. O gün deve ısırmış. Kahveye geldik orada duydum. Doktora götürmüşler. Sonra eve geldi. Gittim. Geçmiş olsun dedim. Başladı ağlamaya başladı. Ya hu gevezelik yaptım. Nereden bileyim devenin seni ısıracağını. Deveciliğin iyi tarafları da var. Havalar iyi oldu mu iyi. Olmadı mı işi buldun.

Koçarlı deve güreşi oldu yıllar önce.  O deve güreşine katılanların pek çoğu Allah rahmet eylesin vefat etti. Çok kalabalık. Turgutlu’dan arkadaşlar var deve güreşinde. Deve güreşlerinde elimden sopayı hiç bırakmam. Güreşen develer durmadan bizim taraf geliyor. Aytekin daha yeni yetişiyor. Ezilmeyelim diye sopayı deveye göstermişliğimiz oldu. Güreşte bitmek üzere. Benzinliğin yanına geldim bekledim develeri. Erdoğan almış deveyi getiriyor. Bir yıl sonra Turgutlu’ya deve güreşine gittik. Deveciler kahvesinde elimdeki sopa askında duruyor. İkiler devesine emanet diye.

Çok deve baktım. İkiler, Ateş, Cennet, baktığım pehlivan develerden. Yük devesi ile başladı 16-17 yaşlarında. Yük olmasa çam kütüğü çekmeye giderdik. Nerdeyse her evde vardı. Şimdi deve mi kaldı!? Develerin içinde bir ömür geçti. Deve güreşi için Zonguldak’a bile gittik.

IMG 2175

PEHLİVAN DEVELERİN ZONGULDAK MACERASI

Deve güreşi için Zonguldak’a deve götürdüm. 8 deve gitti. Isparta’dan iki adam çıktı geldi. Deve arıyorlar. Felan yere güreşe götüreceğiz çok para var. Üç Hasanlar vardı. Arabacı Hasan, Kör Hasan, Sundum  Hasan. O zamanın en büyük devecileri. Bu iş olmaz diyorum ben. Neyse biz tren ile 8 deve götürdük Zonguldak’a. Üç gün üç gece mi gittik hatırlamıyorum. Ankara’dan geçtikten sonra bir ayaz çöküyor buralarda bahar gelmişti. Nereye gidiyoruz diye düşünüyordum. Vagonda birer kişi gidiyoruz. Sabah oluyor akşam oluyor varmıyoruz. Neyse sonunda istasyona yanaştık. Zonguldak’a geldiğimizde evlerde insan kalmamıştı herhalde. Bir mahluk gelmiş mahluk diyorlar develere. Kalabalıktan vagonun kapsını açıp develeri çıkaramıyoruz. Birini indirdik devenin. Biri vardı deveyi görünce bir aşağıya bir yukarıya baktı durdu. Gökyüzünden yeryüzüne nasıl sığıyor diye mi düşündü kim bilir?

Bir soğuk. Kar. Yandık dedim. Soğuktan öleceğiz. Çekin bakalım Askeriyeden kalma hayvan tablaları varmış. Yüksek. Develeri oraya çektik. Yatırıyoruz. Dizlerini bağlıyoruz. Kahve arıyoruz. Çay içelim diye. Soba yanıyor. 33g,n kaldık ama nasıl yaptınız, nasıl geldiniz diyen yok. Bir güreş yaptık. Kimse bilmiyor zaten nasıl yapıldığını. Bizi götürenler parayı çuvala bastı. Akşama otelde yattık. Sabah para alacağız. Ortaklardan bir geldi diğeri alıp kaçtı dedi. Bir güreşe daha gitmem dedim. Bana Aydın nere dedi? Ne yapacaksın Aydın’ı deyince kalktı gitti bu. Şikayet etmiş. Polisler gelmişler. Hadi kalktık gittik karakola. Komiser bize niye geldiniz siz buraya dedi. Deve güreşine dedik. Bize “ Burası Aydın değil burası İncirliova değil, burası Selçuk değil deve güreşi bilsinler”. At koşusu varsa onu bilir burası dedi. Bizim elimizde noterden yapılan senet var. Her güreşten sonra ödeme yapılır diye yazıyor dedim. Güreş biletleri var, senetler var onları aldı. Bizi getiren adama da seni buralarda görmeyeceğim bunlarda başının çaresine baksın dedi. Çıktık ona sorarken buna sorarken Aksekili biri var o bilir bunu dediler. Ona gittik durumu anlattık o da tamam ben yaparım dedi.

Zonguldak’ın ortasından bir çay geçiyor. Onun üstünü rahmetli Menderes kapattırmış. Bize birisi nerelisiniz dedi Aydınlıyız dedik. Bir küfür etti ve bir adama sahip çıkmadınız adamı öldürttünüz adamı dedi. Aklımdan çıkmaz hiç bu. O da bir güreş yaptı. Hiç deve güreşi demeyin gelir gider bakarlar onlar dedi. Paramızı aldık. Aldık parayı ama bizim arkadaşlar harcadılar. Kaldık parasız.

Kaç seneler oldu. Mustafa’nın asker arkadaşı varmış polis. Onu sorduk. Bir bekçi vardı ona sorduk.  Çağırdılar geldi. Hoş geldiniz. Ne zaman geldiniz siz. Otuz gün oluyor. Ne! Sizin karnınız açtır bir yemek yedireyim. Biz yemek yedik. Kahveye gidiyoruz, çay kahve içtik. Yatacak yer için merak etmeyin otele de söyledim orada kalırsınız dedi. O olamasaydı biz gelemezdik. Allah bin kere razı olsun. Mustafa’yı sordu. Konuştuk. Komisere anlatmış durumu. Sabah kahveye geldiler. Nerelisiniz siz dedi? Aydınlıyız biz dedik. Aydınlılar böyle olmaz Aydınlıların gözü açık olur ama siz kapalı dedi. Siz nasıl gideceksiniz Aydın’a dedi. Bizde düşünüyoruz nasıl gideceğiz. Onların yardımı ile tren biletlerini aldık ve kendimize de bir şey istemedim. İki vagon tutuverin. Biz gidelim. Velhasılı iki vagon tutuldu. 8 kişi iki vagon yola çıktık. Ne zaman Nazilli’ye geldik. Ondan sonra rahatladık. Yanımıza gelenler vagonların yanına bize gülüyorlar. Bizim geldiğimiz vagonlar kömür vagonuymuş. Bir gözlerimiz gözüküyormuş.

Süleyman amca kaydı kapattıktan sonra şunu söyledi; Deve güreşlerine baktığımda ben otuz kara cennet on yaşında olsa neler olurdu da…

Editör Notu: Süleyman Kurnazlar Amcamıza bizimle yaptığı röportaj, deveciliğe yaptığı katkı ve yetiştirdiği birbirinden ünlü pehlivan develer, İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya’ya da bu röportajda verdiği destek için teşekkür eder, sıhhatle nice yıllar dileriz.

-Bitti

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın