Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Deva Partisi Aydın İl Başkanı Meltem Gürler “7 Eylül Aydın’ın Kurtuluş Yıl Dönümü” Yazısı

Değerler Kümemiz

İstiklalin 100.yılı hepimiz için düşünmek için iyi bir fırsat. Yıldönümlerinin, hele de böyle ‘yüzyıl’ gibi önemli kilometre taşlarının en büyük önemi galiba burada yatıyor.

Düşünelim:

100 yıl önce ne olmuştu?

Dünya nasıl bir dünyaydı?

İnsanlar nasıl hayatlar yaşıyordu ve dünyayı nasıl algılıyordu?

Ve elbette nasıl değerleri vardı ve davranışlarını, motivasyonlarını ne belirliyordu?

Tarihçiler, toplumbilimciler, siyaset bilimciler, antropologlar ve hatta psikologlar için geriye dönüp bakmak ve sadece nesnel değerlendirmeyip tarihin içindeki insanı anlamaya çalışmak elzem.

20.Yüzyılın başında, dünya alt üst olur ve yeniden kurulurken, imparatorluklar yıkılıyor, tarih sahnesinde yerlerini ulus devletlere bırakıyordu. Zor, çok zor bir dönemdi. Zor dönemler, aynı zamanda mucizeleri de beraberinde getirebiliyor. Doğru bir liderlikle, pek çok açıdan darmadağın olmuş, moralsiz, yoksul bir toplum, ülkesini savunarak, bir enkazdan bir mucize devlet kurmayı başarabiliyor. Türkiye Cumhuriyeti tam da böyle bir mucize olarak kuruldu. Ve bu yıl, o mucizeyi hazırlayan askeri zaferlerin 100.yılı.

26 Ağustos’ta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlayan ‘Büyük Taarruz’ tam 100 yıl önce 30 Ağustos’ta zaferle taçlanmıştı. 30 Ağustos’u takip eden sonraki 10 gün ise yine peş peşe mucizelerin yaşandığı günler olmuştu. Perişan halde, aç, ayakkabısız bir ordunun 500 km’yi bu kadar kısa sürede aşarak düşmanını denize kadar kovalayabilmesi, bugün bile inanılmaz bir askeri başarı. Bunun ardında liderlik, inanmışlık, bağımsızlık için duyulan büyük istek ve öz değerlere bağlılık var şüphesiz.

Özdeğerler dediğimizde sadece vatan-bayrak-ezan hamaseti ile sınırlandırılamayacak insani bir derinlik, sahip olunan değerlere adanmışlıktan da söz etmek gerekiyor.

Tam 100 yıl sonra en fazla anlamamız, kavramamız ve ilham almamız gereken kavramlar bunlar olabilir mi? Kendi hayatını hiçe sayarak cephede savaşan gepegenç insanlar; evladına vermediği yemeği askere taşıyan anneler; kırda, köyde, her yerde direnen her yaştan kadınlar, erkekler….bu insanların motivasyonu neydi? Herkes bireysel olarak bu fedakarlıkları yaparken, içinde bulunulan toplum da bu adanmışlığı hazırlıyor, bekliyor ve değerleri böyle belirliyordu. O değerlerden bugüne neleri taşıyabildik, neleri zamana uygun biçimde geliştirebildik, yeni neler ekleyebildik, bakmamız gerekiyor.

Bu hafta 7 Eylül’ü ve 9 Eylül’ü idrak ediyoruz. Önce Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunu sonra da 9 Eylül’de nihai zaferin 100.yılını coşkuyla kutlayacağız.

7 Eylüller Aydın’da çocukluğumdan beri çok renkli, çok coşkulu geçer. Benim çocukluğumda istiklal savaşında cephede savaşmış, Aydın’da yerel mücadelede yer almış gazilerden hayatta olanlar vardı. İstiklal Madalyaları ile törenlere katılırlar, biz çocuklar da bu dedelerin kitapta yazan dedeler olduğunun çok da idrakinde olmadan onları izlerdik. Onlar 70’li yıllarda biz çocuklara, gençlere nasıl bakıyordu bilmiyorum ama herhalde bayrağı ileriye taşıyacağımıza inanıyorlardı. Bazı alanlarda yol alabildik belki ama bugün geldiğimiz noktada özeleştiri yapmak ve yapamadıklarımızı samimiyetle kabullenmek, değerleri yeniden canlandırmak ve bunlara yeni değerler, ilkeler eklemek gerektiği de açık.

Mesela temel değerleri, hak yememeyi, erdemli olmayı, adil davranmayı yeniden hatırlamak kadar herkes için eşitlik ve özgürlük talep edebilmeyi; fırsat eşitliği konusunda yol alabilmeyi, doğa haklarının idrakine varabilmeyi de başarmak zorundayız. Zira 21.yüzyıl insanının artık bu kavramları biliyor, anlıyor ve değer olarak benimsiyor olması şimdiden sonra nasıl bir hayatımız olacağını da belirleyecek şüphesiz.

Yolsuzluklarla, görev suiistimalleriyle, kayırmacılıkla baş etmeye çalıştığımız şu günlerde yeni ve gelişmiş dünyanın çoktan içselleştirdiği kavramlar bazen bize lüks gibi gelebiliyor. Ama eğer 21.yüzyıl trenini yakalamak istiyorsak dürüst olmanın, hak yememenin yeniden geçer akçe olmasını sağlamak kadar değerler kümemizi genişletmek ve insan olarak varoluşumuzu ileriye taşımak gibi bir misyonumuz da olmalı.

Tüm Aydınlı hemşehrilerimin 7 Eylül’ünü kutluyor, ülkemizi her alanda daha ileriye taşımanın gururunu birlikte yaşayabilmeyi diliyorum.

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın