Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Bir Millet Adanmış Ömür

Hayatının uzun bir bölümünü savaş alanlarında geçirmiş yenilgilerin acısını, zaferlerin sevincini yaşamış, ömrünü kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milletinin refahı ve her yönü ile gelişmiş bir ülke olmasına adamış çağını aşan bir lider.

Savaşlarda geçen yılların verdiği tecrübe ile “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” prensibi ile hem ülkesinin hem de çevre ülkelerin barış içerisinde yaşaması için uğraş vermiş bir lider.

Yıllarını savaş meydanlarında geçirip savaşların insan öğütme aracı olduğunu bilecek ve “ Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” diyebilecek kadar açık yürekli bir lider.

Kurduğu Türkiye Cumhuriyetini gençliğe emanet edip onlar için “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız” diyebilen bir lider.

Hürriyet ve İstiklalin önemini “Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir” sözleriyle ifade edebilen bir lider.

Bizlere bilimin önemini anlatırken “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir”  derken, “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin” diyebilecek kadar kendinden emin bir lider.

Tabii ki Atatürk’ümüzü bu kısa yazıya sığdırmak mümkün değil. Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü burada yazdığımız birkaç kelime ile anlatmak kolay belki de anlamak o kadar kolay mı? Her dönem kendi şartları içerisinde ele alınmalı ve ona göre sonuçlara ulaşılmalı en azından. Ülkemizin kurucusuna hakarete varan sözler etmek elbette onun gönlümüzdeki yerine helal getirmez ancak bu ülkenin kuruluşundan rahatsız olanların, canı sıkılanların ağızlarının suyunu akıtmasına sebep olur. Atatürk’ümüzün dış siyasetteki müthiş denge ve yönetimine en iyi örneklerden bir İstiklal Savaşımız ve sonrasında takip edilen “ Sovyet Rusya” siyasetine şöyle bir göz gezdirmek bile bazı fikirler verebilir.

Nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti ve dünya büyük bir askeri ve siyasi dehayı 10 Kasım 1938 günü saat 09:05’te kaybetti. Vefatı sonrasında yayınlanan taziye mesajlardan birisi şöyle. “Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır. Beyaz Saray’daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader buna izin vermedi. Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.” ( ABD Başkanı Franklin D. ROOSVELT )

Kendisinin de dediği gibi”  Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”.

Sonsuza kadar var olsun Türkiye Cumhuriyeti.

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın