Bile Bile, Göre Göre Bilinmeze

Kim ne derse desin, günümüzde Dünyanın en önemli sıkıntısı sağlıklı temiz gıda sorundur. Aydın’da yaşayan bizler ve bizden önceki uygarlıklar da cennetin tam ortasında yaşıyorduk aslında.

1 78

Kim ne derse desin, günümüzde Dünyanın en önemli sıkıntısı sağlıklı temiz gıda sorundur.

Aydın’da yaşayan bizler ve bizden önceki uygarlıklar da cennetin tam ortasında yaşıyorduk aslında.

Aydın’ın tertemiz havası suyu toprağı ile, bu çalışkan halk hem kendini doyuruyor, hem de insanlığı doyuruyordu.

Ne yazık ki, paranın egemen olduğu, insafsız kapitalist sistemin acımasızlığını açık bir şekilde ortaya koyduğu son yıllarda, sadece sermaye patronlarının daha fazla kazanması için yüzyıllardır insanları doyuran, barındıran bu cennet yok oluyor.

Yıllardır anlatıyoruz ne siyasiler kulak veriyor, ne de yöneticiler dinliyor.

Bu güzelim topraklar enerji adı altında (üstelik bu ülkenin kayıp kaçak enerji miktarı yüzde15 , gereksiz harcanan enerji miktarı yüzde 20 iken) yüzde1.8lik bir enerji için zehirleniyor,

Ülkenin tarım ve gıda potansiyeli açısından önemli bir yer olan Aydın toprakları işgal ediliyor, yok ediliyor.

Aydın halkı bu kaynağı ısınma da bile KULLANAMAZ KULLANDIRILMAZKEN, altımızda ki bu kaynak sermaye patronlarına peşkeş çekiliyor. Aydınlıya da sadece jeotermalin zehrini solumak kalıyor.

Sadece bu Aydın için değil, Anadolu topraklarının tamamı, çoğu yabancı ortaklı şirketlerin işgali altında kıvranıyor.

Köylüler Halk topraklarına sahip çıkmak için direniyor, coplanıyor darp ediliyor, gözaltına alınıyor. Buna karşılık Anadolu toprakları kapitalizmin, emperyalizmin pençesine düşmüş çırpınıyor.

Büyük, şerefli T.C.Devletinin

1930’lu yıllarda çıkardığı

Zeytin ve zeytin ağacı koruma yasasına rağmen,

Bu gün iktidar sahipler tarafından çıkarılan kararnamelerle zeytinlik alanları, maden ve jeotermal şirketlerinin emrine sunuluyor.

Güzelim Anadolu topraklarındaki Zeytinlik alanları yok ediliyor,

Asırlık zeytin ağaçları hiç acımadan kökleniyor, yerlerine maden ocakları jeotermal santralleri, sanayi alanları kurtuluyor.

Böylece en önemli gerçek unutuluyor,  İnsanoğlunun en büyük, en elzem yaşamsal ihtiyacı,

TEMİZ GIDA, TEMİZ SU realitesi göz ardı ediliyor.

Enerji teknoloji sanayi toplumların insanların refahını artırır, onlara sadece kolaylık rahatlık sağlar.

Ama olmazsa olmaz değildir.

Gıda ve su canlılığın olmazsa olmazıdır.

Gıda ve suya sahipseniz, bunların karşılığında teknolojiyi de enerjiyi de sanayiyi de satın alabilirsiniz ve namerde muhtaç olmadan, önce kendi karnınız doyar, yaşamınız özgürce, dilenmeden, boyun  eğmeden, esir olmadan devam eder.

Ama Enerji Sanayi teknoloji, karın doyurmaz.

Önümüzdeki süreçte Dünyamızda savaş nedeni, birilerinin anlattığı gibi enerji savaşı teknoloji savaşı sanayi savaşı değil.

Temiz gıda temiz su temiz toprak, savaş nedeni olacaktır.

Kısacası günümüz Dünyasında ve gelecekte, TEMİZ GIDAYI TEMİZ SUYU TEMİZ TOPRAĞI ELİNDEN TUTAN, SAHİP ÇIKAN ULUSLAR, DÜNYAYA İNSANLIĞA CANLILIĞA HÜKMEDEN TOPLUMLAR OLACAKTIR.

Bu nedenle her bireye, hepimize bu toprakların yaşayanı olarak büyük görev düşüyor.

HAVAMIZI SUYUMUZU TOPRAĞIMIZI,  DOLAYISIYLA ÇEVREMİZİ SAHİP ÇIKMAK KAÇINILMAZ GÖREVİMİZDİR.

Bu çocuklarımızın geleceği, Ulusumuzun ilelebet özgür, tam bağımsız, bir şekilde yaşaması,

Dünya liderimiz M.K. ATATÜRK’ün ilke ve devrimleri ışığında bize bıraktığı bu misakı milli sınırlarıyla çizdiği Anadolu topraklarını korumak borcumuzdur.

1 yorum
  1. Mehmet Güngör diyor

    Kalemine sağlık Halil abi.

Yorum Yapın