Alışkanlıklar ve Bizde Bıraktığı İzler

Alışkanlıklar insanların hayatında sürekli var olan, yaşantısında etkili ve belirleyici rolü bulunan, fiziksel, duygusal, zihinsel ve toplumsal tutumlarına yön veren kişiliklerini ve karakterlerini oluşturan davranışlardır.

0 3

Alışkanlıklar insanların hayatında sürekli var olan, yaşantısında etkili ve belirleyici rolü bulunan, fiziksel, duygusal, zihinsel ve toplumsal tutumlarına yön veren kişiliklerini ve karakterlerini oluşturan davranışlardır. Alışkanlıklar insanların tutumları ile doğrudan ilişkili olduğundan psikoloji, sosyoloji, ekonomi gibi birçok disiplinin ilgi alanına girmekle birlikte bireylere olumlu davranış kazandırma yönüyle de eğitim biliminde önemli rol oynamaktadır.

Bir davranışın alışkanlık olması için kendini düzenli ve sürekli olarak göstermesi gerekmektedir. Donald D. Schroeder alışkanlığı “davranışlarımızı, düşüncelerimizi veya duygularımızı yönlendiren ve zamanla da otomatik bir tepki haline dönüşen sonradan edinilme bir taslaktır” olarak tanımlamaktadır.

Duke Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre herhangi bir gün içindeki davranışlarımızın % 40’ını alışkanlıklarımız oluşturuyor. Yani herhangi bir günde davranışlarımızın % 60’ını o anda fark ederek ve bilinçli, % 40’ını ise alışkanlıktan yani bilinç dışında gerçekleşen otomatik, sürekli, refleks davranış şeklinde alışkanlıkla gerçekleştiriyoruz.

Bu ne anlama geliyor? % 40 davranışımız üzerinde hiç düşünmüyoruz ve karar verme mekanizmamız bilincimizi kullanarak çalışmıyor. Diğer bir deyiş ile otomatik pilotta çalışıyor. Düşünmeye ihtiyaç kalmayacak kadar refleks ve hızlı bir çalışma şekli bu.

Kahvaltıda iki şekerli çay içmek, Televizyon izlerken çekirdek çıtlamak, sinemaya gidince patlamış mısır almak, hatta sandalyenizde oturma biçiminizdir alışkanlık. Bugün bir şeyi yapıyorsanız  yüksek ihtimalle dün de yaptınız, daha önce de yaptınız ve bundan sonra yapmaya da devam edeceksiniz. Alışkanlığı alışkanlık yapan nedir? Alışkanlık oluşması için gerekli süre ne kadardır? Sağlıklı beslenme, spor yapma alışkanlık olabilir mi? Hangi davranışları alışkanlıktan yaptığınızı nasıl anlarsınız?

Belki duymuşsunuzdur yeni bir alışkanlık oluşturmak için 30 gün gerekiyor diye (20 gün ya da 40 gün diyenler de var). Bu yanlış bir bilgi. Eğer kahvaltıdan sonra bir bardak su içmek istiyorsanız 20 gün bu alışkanlığı oturtmak için yeterli, şanslısınız. Eğer su değil de meyve yemek istiyorsanız 40 gün gerekli. Ama eğer ben kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıkayım diyorsanız 50 gün gerekli ortalama. Yani gördüğünüz gibi edinmek istediğiniz alışkanlık güçleştikçe oturtmak için gereken gün miktarı da artıyor. Bu yüzden de aklınızda tutmanızda fayda var, şekersiz çaya alışmanız 3 hafta sürmüş olabilir, ama spor salonuna gitmeye 1 ay oldu hala alışamadıysanız bu çok normal. Ne kadar zor ise alışmak o kadar zaman alıyor.

Alışkanlık önce bir işaretle başlar. Bir tetikleyici belirleyerek tekrar otomatikleşir. Sonra fiziksel zihinsel ve duygusal mahiyette olabilecek bir rutin oluşur ve en nihayetinde bu döngüyü hatırlayıp hatırlamamamıza sebep olacak bir ödül ortaya çıkar.

Alışkanlıklarımız doğrultusunda hareket ederken ne yaptığımızın farkında olmayız. Otomatik pilotta gibi hareket ederiz. Bu beynimizi yorulmaktan korur, bu esnada başka şeyler düşünebiliriz. Aynı zamanda sürekli şu anda ne yapmanız gerektiğine karar vermek zorunda olmadığınızdan stres azaltıcıdır oto pilotta hareket etmek. Yani aslında beynimizin bize sunduğu iyi bir özelliktir. Ama kötü yanları da var. Fark etmeden Facebook karşısında 45 dakika geçirmenize neden olur, buzdolabının kapağı açık ne yesem diye bakmanıza neden olur, hatta “Ne ara bitirdim koca cipsi” demenize neden olur. Çünkü farkında değilsiniz. Bu yüzden alışkanlıkları yenmedeki önemli yöntemlerden biri de farkındalık (mindfulness) kazanmak.

Alışkanlıklar suyun aktığı derede bıraktığı iz gibidir  . Psikolojide işlevselcilik hareketinin öngörücüsü, pragmatizmin öncüsü Amerikalı filozof ve psikolog William James bunu güzel bir örnekle açıklamıştır.

Suyun bir alışkanlığın işleyiş şeklini açıklamak için kullanılabilecek en uygun analoji olduğunu belirten James . Su “kendine gittikçe genişleyip derinleşen bir kanal açar; ve akmayı kesip sonra tekrar akmaya başladığı zaman, önceden izlemiş olduğu yoldan gitmeye devam eder.” Alışkanlıklarımızda işte böyledir.

Şimdi bu yolun yönünü nasıl değiştirebileceğinizi biliyorsunuz. Yüzecek güce sahipsiniz artık. Görünmez kararları tekrar görünür hale getirmek için onlara yalnızca bakmamız yeter. Değişebileceğinize inanırsanız ( ve bu inancı bir alışkanlığa dönüştürebilirseniz) değişim gerçek olur. Alışkanlığın gerçek gücü budur:

Yorum Yapın