Aydın Mobil Şehir
Aydın Haberleri, Gezilecek Yerler, Nerede Ne Var!

Aile İşletmeleri Tarım ve Hayvancılığın Bekası İçin Yaşatılmalı

Küçük ve Büyükbaş hayvancılığın şu anda içinde bulunduğu durumu, küçük aile işletmelerini ve geleceğini Veteriner hekim gözünden Aydın Veteriner Hekimler Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Şahin ile konuştuk.

ÜRETİCİNİN FİYAT BELİRLEME DURUMU YOK!

Veteriner Hekim Cemil Şahin; Şimdi bizde şöyle bir şey var. Hayvancının sattığı ürünlerin fiyatları kontrol altında olunca bildiğiniz gibi et ve süt fiyatları birilerinin eli ile belirleniyor. Burada serbest piyasa işlemiyor. Yem de serbest piyasa, hammaddelerinde serbest piyasa ama vatandaşın ürettiği et ve sütte bir kontrol mekanizması var. Ve bu mekanizma çalışıyor.

Maliyetler artmış, üzerine kar koyup satması lazım fakat bizim enflasyon derdimiz var, tüketicinin alım gücünü korunması lazım deniyor. En temel gıdaya insanın hayvansal proteine ihtiyacı var tamam. Ancak üreticinin ürettiği et ve sütte fiyat belirleme durumu yok! Bunları bir dengeye getirmek için destekleme mekanizması var da bunun temelden yeni baştan bir reforma tabi tutulması lazım.

AİLE İŞLETMELERİ AYAKTA KALMALI

Kısaca fiyatlama mekanizmaları böyleyken aile işletmeleri çok önemli bir duruma geliyor. Neden? Aile işletmeleri üretti, sattı, para kazanmadı. Bunu bir yapar, iki yapar, üç yapar. Yaptığı işi bırakmamak, çekilmemek için birikimini bile harcar. Çünkü aile işletmeleri maliyet hesabı yapmaz! Gün dönüyorsa, iyi kötü eline para geçiyorsa, bunun ne kadarı kar, ne kadarı maliyet bunu bilmez ve hesap da etmez. Bir litre süt veya 1 kilo et ne kadar mal oluyor onu bilmez. Onu köyünde yaşatacak kadar, başını sokacak bir ev alacak kadar, çocuğunu düğünün yapacak kadar, okutabilecek kadar bir döngü olsa yeterli olur.

IMG 8908 scaled

Şimdi işin sıkıntılı tarafı şu; Her gün bir yerlerdeyiz. İnsanların boğazına kadar gelmiş. Bırakacaklar şu 2023’ü bir göreyim diyor. Elinde en minimum hayvan sayısı ile bir duruma bakayım şu Ocak ayın da bir göreyim bir şeyler güzel olursa yine dişimi sıkar devam ederim, onun haricinde hayvanımı satacağım diyor. Çocuklarını da bu işe yönlendirmiyor ve büyük bir tehlike.

AİLE İŞLETMELERİNDE YAŞ ORTALAMASI ÇOK YÜKSEK

Aile işletmelerinin sahiplerinin yaş ortalamaları oldukça yüksek. Genç nesilde bu işe merak yok. Çünkü annesinin, babasının o meşakkatini görüyor, karşılığında doğru dürüst para kazanmadığını ve hiçbir sosyal yönünün olmadığını, ayaklarını bağlandığını görüyor karşılığında da bir para kazanmıyor ve ben gideceğim diyor. Önceden ana-babası diyordu ki gitme evladım azıcık aşım belasız başım şurada bir iki hayvan bakarız, otlatırız namerde muhtaç olmayız. Şehirde kalabalığın, curcunanın içine girmeyiz diyordu. Şimdi çocuklar diyor ki “ben bu işi yapmayacağım”. Ana-baba diyor ki haklısın! Yani durum sıkıntılı. Maliyet hesabı yapmayan insanlar bile bu duruma gelmiş durumda.

BÜYÜK İŞLETMELER TARIM VE HAYVANCILIĞIN BEKASINI OLUŞTURMAZ

Ne olacak durum? Büyük işletmeler yatırımcıdır. Para kazanamazsa kapatır ve çekilir. Yani büyük işletmeler tarım ve hayvancılığımızın bekasını oluşturmaz hiçbir zaman. Ama bu küçük aile işletmeleri birer bire bu işten çekilirlerse iş tekelleşecek. Fiyatları bu defa sen belirlesen de et veya süt vermiyorum diyecek çünkü sermaye gücü olacak. Burada aile işletmelerini emniyet subapı olarak görüp desteklememiz, ayakta tutmamız gerekiyor. Bir defa yaşı gençleştirmemiz gerekiyor. Şehirden köye dönüş projeleri zor. Köyden kaçırmayacaksın öncelikle. Bir daha geri dönmeleri zor. Hatta mümkün değil. Köyden kaçırdığın insanı 50 bin verelim, yüz bin verelim, 500 bin verelim döndürelim desen de dönmez. Ve ne oluyor bu defa şehirlerde yığılmalar oluyor. Şehir merkezlerinde sorunlar çıkıyor. Bunlar zincirleme.

Büyükşehir yasasının getirdiği sorunlar var. Köylerin tüzel kişiliğin kalkması, mahalle haline dönüşmesinin getirdiği sorunlar var. Meralarla ilgili sorunlar var. Bunları saha da görüyoruz. Kitabi değil anlattıklarımız.

SOSYO-KÜLTÜREL BİR BOYUT DA VAR

Yaşadığım bir olay anlatayım. Küçükbaş hayvancılık yapan bir arkadaşımız var. 6 nesildir bu işi yapıyor. Para da kazanıyor. Koyun da bereketli hayvan zaten. Mera düzenini de ayarlamış Maddi sıkıntım yok diyorsun. Yem gideri de yok. Sistemi kurmuş. Bir gün üzerinde bir kurumun yeleğini gördüm.  Bu nedir diye sordum. Yarı zamanlı olarak çalıştığını söyledi. Niye bu kadar işin içerisinde, niye böyle bir şeye ihtiyaç hissettin. Abi ben kız istedim sen çobansın diye vermediler bizim çobana verecek kızımız yok git doğru düzgün bir iş bul ondan sonra gel bizden kızı iste dediler ben de mecburen yarı zamanlı olarak bir yerde çalışıyorum dedi. Sadece evlenebilmek için bir kamu kurumunda çalışmak durumda kalıyor. Öyle bir zaman ki çobana, yani hayvancılık yapan insan kız verilmiyor. İşin bir de sosyo-kültürel boyutu var. Yarın sırf bu yüzden bu işi bırakacak insanlar.

GIDA HERŞEY

Her şey gıda. Tarım koridoru anlaşması dünya gündemine oturuyor. Önümüzdeki kış bir kıtlık bir açlık yaşanmaması için çözüm aranıyor. Kovid döneminde de ,Ukrayna-Rusya savaş döneminde de hep bunları gördük, görüyoruz. Gıda çok önemli. Savunma sanayisi kadar önemli bir konu. Askerin karnını doyurmak lazım. Veteriner Fakültelerinin kurulmasına sebep istiklal harbinde yaşanan sığır vebası olmuştur. O dönem veteriner hekimler sığır vebasını çözmüşler, vebaya yakalanan hayvanların etlerinin belli işlemlerden sonra yenilmesi sağlanıyor. Mareşal Fevzi Çakmak diyor ki Türk Veteriner Hekimler olmasaydı biz İstiklal Harbini kazanmayacaktık.

Gıda bu kadar önemli. Bu kadar önemli bir şey varken, senin periferde bunca üretim yapmak isteyen insanın varken, bayramı yok, seyranı yok, hiçbir sosyal hayatı yok. Bu adam biraz para kazansa köyünde kalmaya razı. Terk etmek istemiyor. Şu anda bu işi yapanlar çocuklarına gidin bizim yaşadığımız rezilliği yaşamayın, şehirde bir hayat kurun demeye başladı.

DANA

TARIM HAYVANCILIK POLİTİKALARINDA İLERİ GÖRÜŞLÜLÜK ŞART!

Kırmızı ette anaç ineklerin kesime gitmesi en verimsizden başlar. Eğer yetmezse devam eder. Ki kurban bayramı öncesi fiyatlar yükselince hesap kitap yapıldı ve inekler kesime gitti. Mezbahanede kan akacağına süt akıyorsa sıkıntı büyük olduğuna dair bir sosyal medya paylaşımı yapmıştım. Maalesef bunlar yaşanıyor. Bunların sıkıntısı hemen ortaya çıkmaz. Üç yıl belki on yıl sonra karşınız çıkar. Süt para etmeli. Yoksa kısa vadeli düşünceler hayvancılığın geleceğini tehlikeye atar.  Şu anda satılan inekler aynı fiyattan alınamayacak! Yem, süt fiyatlarındaki sıkıntılar devam ederse bugün değil ama birkaç yıl içerisinde yapılan hataların farkına varacağız. Bir buzağının kaybı bizim için 3 yıllık kayıptır. Tarım hayvancılık politikalarında ileri görüşlü hareket edilmesi şart.

 

İlginizi Çekebilir
Yorum Yapın